0

ESTETİK AMELİYATLARDA HEKİMİN TAZMİNAT YÜKÜMLÜLÜĞÜ

Hasta ile hekim arasında estetik amaçlı sağlık ilişkisi kurulduğunda bu ilişkiden doğan hukuki durum eser sözleşmesi kapsamında ele alınacaktır. Bu kapsamda Borçlar Kanunu hükümleri açısından olayı değerlendirmek gerekirse;

Eser sözleşmesi Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre eser sözleşmesin hükümleri kapsamında hekim estetik olarak bir eser meydana getirmeyi ve hasta da bunun karşılığında bir bedel üstlenmektedir.

Borçlar Kanunun 471.maddesine göre hekim estetik amaçlı tıbbi müdahale yaparken hastanın menfaatlerini, sadakat ve özenle gözetmek zorundadır.

Hekim vaad ettiği eseri bizzat kendisi veya kendi yönetimi altında yaptırmakla yükümlüdür. Ancak estetik müdahalenin yapılması hususunda hekimin bizzat kişisel özellikleri önem taşımıyorsa işi başkasına yaptırabilir. Hasta hekim ilişkisi açısından düşünüldüğünde hastalar bizzat kendi muayenahanesi olan hekime müracaat ettiklerinde hekimin kişisel özellikleri ön plana çıkmaktadır. Fakat özel hastane bünyesinde yapılan estetik müdahalelerde kurum ön planda olmakta ve aradaki eser sözleşmesi de sağlık kuruluşu ile hasta arasında yapılmaktadır.

Estetik müdahale esnasında kullanılan tıbbi malzemelerin ayıplı/hasarlı/bozuk olmasından kaynaklı sorumluluk hekime aittir. Hekimin ayrıca malzeme tedarik eden kişi veya kuruma karşı dava açma hakkı saklıdır.

Borçlar Kanunu 473.maddesi gereği hekim işe zamanında başlamaz veya sözleşme hükümlerine aykırı olarak işi geciktirirse ya da ortaya çıkan geciknme yüzünden işi kararlaştırılan zamanda bitiremeyeceği ortaya çıkarsa hasta belirlenen günü beklemek zorunda olmaksızın sözleşmeden dönebilir.

Estetik müdahale sürecinde hekimin veya sağlık kuruluşunun hastaya bir kusur atfetmeksizin ayıplı veya sözleşmeye aykırı olarak bir eser meydana getireceği açıkca görülüyorsa hasta bunu önlemek için vereceği veya verdireceği uygun süre içinde yükleniciye, ayıbın veya aykırılığın giderilmesi; aksi takdirde hasar ve masrafları kendisine ait olmak üzere, onarımın veya işe devamın bir üçüncü kişiye verileceği konusunda ihtarda bulunabilir.

Borçlar Kanunu 474.maddesi gereği eserin meydana getirilmesinden sonra hasta yapılan estetik müdahaleyi gözden geçirir ve ayıp varsa bunu hekime/sağlık kuruluşuna bildirir. Bu konuda bilirkişi raporuyla belirlenmesini de isteyebilir

Borçlar Kanunu 475.maddesi gereği hasta, hekimin sorumlu olduğu hallerde seçimlik hakkını kullanabilir. Bunlar ;

1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme.

2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme.

3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme.

İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır.

Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz.

Borçlar Kanunu 476.maddesi gereği eserin ayıplı olması hekimin/sağlık kuruluşunun açıkça yaptığı ihtara karşın, hastanın verdiği talimattan doğmuş bulunur veya herhangi bir sebeple işsahibine yüklenebilecek olursa hasta, eserin ayıplı olmasından doğan haklarını kullanamaz.

Borçlar Kanunu 477.maddesine göre eserin açıkça veya örtütülü olarak kabulü sonrasında hekim her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilmeyecek olan ayıplar için sorumluluk devam eder. Hasta, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa hasta, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır.

Estetik müdahalelerden kaynaklı açılabilecek davalar eserin yapılmasından başlayarak iki yıl, hekimin ağır kusuru varsa ayıplı estetik müdahalenin yapılmasından itibaren yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar.

Borçlar Kanunu 479.maddesine göre hastanın bedel ödeme borcu eserin meydana gelmesi anında muaccel olur. Estetik müdahale örneğin tüm vücudun birçok bölgesini içermekte ve parça parça bitirilmesi konusunda kararlaştırılmışsa o halde her bir bölgenin bitiminden sonra hasta ödeme yapmalıdır.

Borçlar Kanunu 480.maddesine göre estetik müdahale ücreti baştan belirlenmişse hekim fazla emek ve masraf yapmış olsa da belirlenen bedelin artırılmasını isteyemez. Birçok reklam tanıtım broşürlerinde de sabit bir fiyatın belirlenmesi bu duruma örnektir. Fakat başlangıçta öngörülemeyen veya öngörülüp de taraflarca göz önünde tutulamayan durumlar vuku bulur ve bu durum eserin tamamlanmasına engel olursa bu durumda sözleşmenin yeni koşullara uyarlanması hakimden istenebilir. Bunun mümkün olmaması veya karşı taraftan beklenemediği takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir. Dürüstlük kuralının gerektirdiği durumlarda yüklenici, ancak fesih hakkını kullanabilir.

Borçlar Kanunu 481.maddesine göre estetik müdahale fiyatı baştan belirlenmemiş veya yaklaşık olarak belirlenmişse, bedel, yapılşdığı yer ve zamanda eserin değerine ve hekimin giderine bakılarak belirlenir.

Borçlar Kanunu 482.maddesine göre başlangıçta yaklaşık olarak belirlenmiş estetik müdahele bedelinin, işsahinin kusuru olmaksızın aşırı ölçüde aşılacağı anlaşılırsa hasta, eser henüz tamamlanmadan veya tamamlandıktan sonra sözleşmeden dönebilir. Bu durumda hakkaniyete uygun bir bedel ödenmelidir.

Borçlar Kanunu 484.maddesine göre hasta estetik müdahelenin belli seanslar gerektirdiği durumlarda yapılmış olan kısmın karşılığını ödemek ve yüklenicinin bütün zararlarını gidermek koşuluyla sözleşmeyi feshedebilir.

Borçlar Kanunu 485.maddesine göre estetik müdahele hasta bakımından gelişen beklenmedik olaylar nedeniyle imkansızlaşırsa hekim, yaptığı işin değerini ve bu değere girmeyen giderlerini isteyebilir. İfa imkansızlığının ortaya çıkmasında hastanın kendi kusuru varsa, yüklenici ayrıca tazminat isteme hakkına sahiptir.

Borçlar Kanunu 486.maddesi gereği hekimin kişisel özellikleri göz önünde tutularak yapılmış olan sözleşme, onun ölümü veya kusuru olmaksızın eseri tamamlama yeteneğini kaybetmesi durumunda kendiliğinden sona erer. Bu durumda, hasta, eserin tamamlanan kısmında yararlanabilecek ise, onu kabul etmek ve karşılığını vermekle yükümlüdür.

Estetik operasyonların diğer tıbbi müdahalelerden ayıran en önemli unsur çoğu kez tıbbi bir zorunluluk olmamasına rağmen hekimle hasta arasında bir sözleşme kurulması ve sonucun tıbbi gelişmeler muvacehesinde ön görülebilir olmasıdır.

Fakat estetik müdahalenin amacı vücudu güzelleştirmek veya fiziksel yapısını değiştirmek değil de tıbbi bir gereklilik ve sağlığı düzeltme amacı taşıyorsa aradaki ilişki bu kez vekalet ilişkisi olacaktır.

Estetik operasyonlarda iddialarını ispat etme yükü haksız fiile dayalı olarak malpraktis davalarından farklı olarak kural olarak hekimin üzerindedir. Hekim, hastanın kanundaki yükümlülüklerine uymadığına dair kusuru varsa bunu kendisi ispatlamalıdır. Hekimin kanun ve sözleşmedeki yükümlülüklerine uymadığı, kusurlu ve hatalı estetik müdahale yapıldığı, hastanın uyarı ve bildirimlerine uymadığı hususları hasta tarafından ispat edilmelidir.

Estetik amaliyat/operasyon/müdahaleler eser sözleşmesi sayılması nedeniyle eserin olması gerektiği şekilde teslimini ispat yükü hekimin üzerindedir. Bu hususta hekimin eseri hasta ile arasındaki sözleşmede belirlenen şekilde teslim ettiğine dair belgelerleri sunması gereklidir.

AV.ŞAHİN ÇARŞANBALI

Bir cevap yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *