0

GÖSTERİ YASAĞINA İLİŞKİN VALİLİK KARARLARININ HUKUKİ NİTELİĞİ VE İPTALİ

GÖSTERİ YASAĞINA İLİŞKİN VALİLİK KARARLARININ HUKUKİ NİTELİĞİ VE İPTALİ

 

Son dönemde yaşanan gösterilerle ilgili olarak başta belirtmemiz gerekir ki gösteri yapmak Anayasal bir hak olup önceden alınmasına gerek yoktur. Valiliklerin İl İdaresi Kanununa dayanarak somut tehlikeler olmadan verdiği yasaklama kararı hukuka aykırıdır. 

 

Sosyal medya platformlarında eleştirilen polis müdahalesine ilişkin göstericilerin uğradığı bedensel zararlara rağmen haklarında valilik yazısında belirtildiği üzere tespit ve yasal işlemlerin başlatılacağı tehdidine ilişkin bu yazıda ele alan hükümlerin ve bu hakka ilişkin pratik bilgileri paylaşma gereği duymaktayız. (Göstericilerin uğradıkları bedensel zararlar hakkında ayrı bir yazı kaleme alınacak olup bu yazıda valilik kararının iptaline odaklandık)

 

Bu kararlara ilişkin yürütmeyi durdurma talepli olarak davalar açılmalıdır. Muhalefet partilerinin ve baroların bu davaları açarak takipçisi olması gereklidir. Bu hususta CHP ve İstanbul Barosuna tarafımızca mail atılmıştır. 

 

İstanbul Valiliği web sayfasına bakıldığında güncel iki tane basın açıklaması yer almaktadır. 21 Mart 2025 tarihli basın açıklamasına göre  birçok güzergahın trafiğe kapatıldığı yazılıdır. Bu yazıdan yayaların giremeyeceği belirtilmemiştir. Gerekçe olarak 19.03.2025 tarihli Valilikçe alınan ek tedbirlere ek olarak bu kapatma kararının verildiği belirtilmiştir. 

 

20 Mart tarihli basın açıklamasında ise 19-23 Mart tarihleri arasında her türlü gösteri, toplanma ve basın açıklamasının yasaklandığı belirtilmiştir. Şu an pratiktikte bu yasağın uygulamasının olmadığını görmekteyiz. (Saraçhane örneği) . Bu basın açıklamasında şöyle bir tespit yapılmaktadır : 

 

Tedbir kararları uygulamaya devam ederken bazı kurumlarda- devam etmekte olan adli süreçlerin bahane edilerek- hizmet vermeme, belediye hizmetlerini yerine getirmeme, kamu araçlarını kullanarak siyasi propaganda yapma, insanları gösterilere katılmaya zorlama vb. Eylemlerin ortaya konulduğu görülmektedir.”

 

Bu eylemlerle ilgili olarak ise şu husus önem çekmektedir: “İstanbul Valiliği olarak halkımızın kamu hizmetlerine ulaşmasını engellemeye yönelik faaliyetleri yakından takip ediyor; bu fiilleri işleyen ya da teşvik edenlerle ilgili tespit çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Söz konusu şahıslarla ilgili idari ve adli süreçler başlatılacaktır.”

 

Bu son kısımdan kamera kaydı ve tespitler sonrasında birçok dava ve soruşturma açılacaktır. 

 

”Valiliğimizce il genelinde kamu düzenini muhafaza etmek ve oluşabilecek provokatif eylemlerin önüne geçmek için 19 – 23 Mart tarihleri arasında 4 gün süreyle her türlü toplantı, gösteri ve basın açıklaması yasaklanmıştır.”

 

şeklinde açıklama yapılmıştır. 

 

Kararın dayanağı olarak ise “5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 11/C ve 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu’nun 15/H maddeleri çerçevesinde alınan bu karar doğrultusunda çeşitli tedbir kararları uygulanacaktır” şeklinde gerekçelendirme yapılmıştır. 

 

5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 11/C maddesi şöyledir : 

 

İl sınırları içinde huzur ve güvenliğin, kişi dokunulmazlığının, tasarrufa müteaallik emniyetin, kamu esenliğinin sağlanması ve önleyici kolluk yetkisi valinin ödev ve görevlerindendir. (Ek cümle: 25/7/2018-7145/1 md.) Bunları sağlamak için vali gereken karar ve tedbirleri alır. 

 

(Ek paragraf: 25/7/2018-7145/1 md.)Vali, kamu düzeni veya güvenliğinin olağan hayatı durduracak veya kesintiye uğratacak şekilde bozulduğu ya da bozulacağına ilişkin ciddi belirtilerin bulunduğu hâllerde on beş günü geçmemek üzere ildeki belirli yerlere girişi ve çıkışı kamu düzeni ya da kamu güvenliğini bozabileceği şüphesi bulunan kişiler için sınırlayabilir; belli yerlerde veya saatlerde kişilerin dolaşmalarını, toplanmalarını, araçların seyirlerini düzenleyebilir veya kısıtlayabilir ve ruhsatlı da olsa her çeşit silah ve merminin taşınması ve naklini yasaklayabilir. 

 

(Mülga birinci cümle: 25/7/2018-7145/1 md.) (…) Bu fıkra kapsamında alınan ve ilan olunan karar ve tedbirlere uymıyanlar hakkında 66 ncı madde hükmü uygulanır.

 

66.madde şöyledir : 

 

Madde 66 – (Değişik: 23/1/2008-5728/125 md.) İl genel kurulu veya idare kurulları yahut en büyük mülkiye amirleri tarafından kanunların verdiği yetkiye istinaden ittihaz ve usulen tebliğ veya ilan olunan karar ve tedbirlerin tatbik ve icrasına muhalefet eden veya müşkülat gösterenler veya riayet etmeyenler, mahallî mülkî amir tarafından Kabahatler Kanununun 32 nci maddesi hükmü uyarınca cezalandırılır. (Ek cümle: 27/3/2015 – 6638/16 md.) Ancak, kamu düzenini ve güvenliğini veya kişilerin can ve mal emniyetini tehlikeye düşürecek toplumsal olayların baş göstermesi hâlinde vali tarafından kamu düzenini sağlamak amacıyla alınan ve usulüne göre ilan olunan karar ve tedbirlere aykırı davrananlar, üç aydan bir yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

 

Valiliğin basın açıklamasında belirttiği tedbirlere uymamak kabahat olup suç değildir. Fakat bu basın açıklamasına rağmen eylem yaparken:

 

-Kamu düzeni 

-Kamu güvenliği

-Can ve mal emniyeti

 

tehlikeye düşürülmemelidir. Bunun için CHP ve diğer muhalif kurum ve kuruluşların öfkeye dönüşen eylemlerde büyük rol üstlenerek kararlı gösterilere devam ederken kabahat olan eylemin suça dönüşmemesi veya hukuka aykırı olan yapılan ve siyasi olan bu yasaklamaya eş olarak soruşturmalarda bunun iddia edilmesinin önüne geçmeleri gerekiyor. Bu maddelerden gösteri yapmanın ve karara aykırı davranmanın suç olmadığı açıkça anlaşılmaktadır. 

 

Kabahat ise 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 2.maddesinde tanımlanmıştır : “Kabahat deyiminden; kanunun, karşılığında idarî yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlık anlaşılır”. Bu kanunun 32.maddesine göre tespit edilen göstericiler hakkında Valilik tarafından birel işlem uygulanarak Kabahatlar Kanunu 32.maddesine göre işlem yapılması gereklidir. Bu işlemlere ilişkin idari dava açıldığında valilik kararının usul ve içeriğini de tartışma imkan ve kabiliyeti bulunmaktadır. 32.maddeye göre “Yetkili makamlar tarafından adlî işlemler nedeniyle ya da kamu güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığın korunması amacıyla, hukuka uygun olarak verilen emre aykırı hareket eden kişiye yüz Türk Lirası idarî para cezası verilir. Bu cezaya emri veren makam tarafından karar verilir.” Madde içeriğinden anlaşıldığı üzere kararının gerçekten siyasi olmayıp yetkili makamlar tarafından adlî işlemler nedeniyle ya da kamu güvenliği, kamu düzeni veya genel sağlığın korunması amacıyla, hukuka uygun olarak  verilmesi gereklidir. Bu bakımdan verilecek cezanın iptali mümkün olacaktır. Sosyal medyada valilik kararına uymamanın suç olarak yansıtıldığı ve provokasyon iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır. 

 

Valilik kararında tedbirler hakkında bahsedilen diğer madde ise “Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu’nun 15/H “ maddesidir. Bu kanunun 15/H maddesi yoktur. 15.maddesi ise konuyla ilgsizdir. Bu bakımdan Ekrem İmamoğlu sonrasında beklenen gösterilere ilişkin acele yazıldığını düşündüğümüz bu metnin iptali kolay görünmektedir. Yanlış yazılmış olan metindeki ilgili PVSK maddesini buraya yazmaya gerek duymamaktayız. 

 

VALİLİK KARARININ İPTALİ 

 

İdari işlemlerin hukuka uygun olup olmadığı değerlendirilirken, yetki, şekil, sebep, amaç ve konu unsurlarının yasalarla uyumlu olması gerektiği belirtilmektedir (Türk Hukuk Sitesi. (t.y.). İdari İşlemlerin Hukuka Uygunluğu. Erişim tarihi: 22 Mart 2025, https://www.turkhukuksitesi.com/makale_546.htm).

 

İdari işlem tanım itibariyle hukuki uyuşmazlık doğurmaya yönelik irade açıklamasıdır. (Harbiye Hukuk, İdari İşlem Nedir, Erişim Tarihi : 22 Mart 2025, https://www.harbiyehukuk.com/idari-islem-nedir/)

 

Buna göre İstanbul Valiliğinin kararı bir idari işlemdir. İdari işlemlerin iptali İdare Mahkemelerinde açılacak iptal davaları ile mümkün olmaktadır. Bu dava ile ilgili yazılacak dilekçede yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptali için menfaati ihlal edilen herkes (İstanbul’da ikamet eden herkes bu davayı açabilir) bu davayı açabilecektir. Dava süresi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu 7.maddesine göre 60 gündür. Dava açmadan önce İstanbul Valiliğine karşı 11.maddeye göre başvuru yapılarak idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması istenebilir. Fakat bu zorunluluk değildir. (mevuat.gov.tr, Erişim Tarihi : 22 Mart 2025, https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuat?MevzuatNo=2577&MevzuatTur=1&MevzuatTertip=5 )

 

TAKSİME ÇIKMA İSTEĞİ HAKKINDA ANAYASA MAHKEMESİ KARARI 

 

Üniversite öğrencilerinin Taksim’e çıkma istekleri hakkında adeta suç işleme amaçları olduğuna yönelik kamu otoritesi ve bazı sosyal medya kullanıcıları tarafından tarafından yorumlar hukuka uygun olmayıp bu talep haklı bir amaca matuftur. Bu hususta Anayasa Mahkemesinin Tacettin Çolak kararında (2019/15690 sayılı başvuru, AYM kararlar bankası, Erişim Tarihi : 22 Mart 2025,https://kararlarbilgibankasi.anayasa.gov.tr/BB/2019/1569)

başvurucunun toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkının ihlal edildiğine karar verilmiştir. (Muhalif iki oy olup birisi daha önce İstanbul Cumhriyet Başsavcısı olan ve Yargıtay’da birkaç ay görev yapıp doğrudan Anayasa Mahkemesine seçilen İrfan Fidan’a aittir) Bu bakımdan Taksim’e çıkmak isteyen öğrencileren Anayasal toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakları güncel olarak hala ihlal edilmektedir. 

 

Kararın ilgili kısmı şöyledir : 

 

“Somut olayda kolluk güçleri, Taksim Meydanı’nda 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlamalarının işçiler ve somut olayda katılımcılar için önemini gözardı etmiş görünmektedir. Nitekim tüm dünyada İşçi Bayramı olarak kutlanan 1 Mayıs günü, ülkemizde de 22/4/2009 tarihinden itibaren Emek ve Dayanışma Günü olarak kabul edilmiştir. TBMM’nin İçişleri Komisyonu raporunda “birçok ülkede olduğu gibi ülkemizde de 1 Mayısın tatil ilan edilmesinin ve bunun yasal dayanağının oluşturulmasının olumlu bir düzenleme olacağı ve çalışma barışına katkı sağlayacağı” ifade edilmiştir. 1 Mayıs 1977 İşçi Bayramı’nda meydana gelen ve çok sayıda işçinin ölümü ve yaralanması ile neticelenen olaylardan sonra Taksim Meydanı, 1 Mayıs kutlamalarında sembolik bir değer ifade etmeye başlamıştır. Taksim Meydanı’nın emekçilerin ortak hafızasının varlığını gösterdiğinden, işçi ve sendika kültürünü oluşturan yapı taşlarından biri olarak kabul edilmesi gerekir. Bu sebeple de kendisini o kültürün bir parçası olarak gören her kişinin 1 Mayıs’ta Taksim Meydanı’nın ifade ettiği anlamı doğrudan tecrübe etmek ve edindiği tecrübeyi kuşaklar boyunca aktarmak için orada olma hakkı bulunmaktadır. Bu çerçevede daha önceki yıllarda idare, Taksim Meydanı’ndaki 1 Mayıs törenlerini geleneksel olarak yorumlamış ve kutlamalar yapılabilmiştir (bkz. § 8). Gerçekten de 1 Mayıs’ın ifade ettiği anlam, Taksim Meydanı ile bir bütünlük oluşturmakta ve mekânın eksikliği ifadenin eksikliğine neden olmaktadır.”

 

Kararda işçiler perspektifinden bakılmış olsa da Taksim aynı zamanda bir özgürlük sembolü olarak görüldüğünden bu yönüyle güncel engellemeler Anayasal hak ihlali olarak kendini göstermektedir ve öğrencilerin eylemleri ve taleplerinin Anayasal temeli hem Anaysa Mahkemesi kararı hem de Anayasanın kendisinden kaynaklanmaktadır. 

 

Bu konuyla ilgili geniş çaplı inceleme Eşit Haklar İçin İzleme Derneği tarafından yayınlanmıştır. Bu yazıda yasaklara ilişkin dava sayısının azlığına ilişkin tespit önem taşıdığı gibi toplumsal gösteri hakkının kullanılırken hukuki mücadelenin elden bırakılmaması gerekir.  (Erişim Tarihi : 22 Mart 2025) https://esithaklar.org/wp-content/uploads/2022/07/Toplanti-gosteri-etkili-basvuru-rapor_TR.pdf)

 

İstanbul’da olup bu davayı bireysel olarak açmak isteyenler için örnek dilekçe bırakıyoruz. Bu dilekçeyi bulunduğunuz ile de uyarlayabilirsiniz. 

 

ÖRNEK İPTAL DAVASI   (İstanbul Valiliği için İndirme Linki 

Diğer Valilikleri için indirme linki )

 

İSTANBUL İDARE MAHKEMESİNE 

 

YÜRÜTMEYİ DURDURMA TALEPLİDİR 

 

DAVACI   : İsim Soyisim Adres Tc Telefon 

 

DAVALI : İSTANBUL VALİLİĞİ 

  Ankara Caddesi 34110 Cağaloğlu-Fatih/İstanbul

 

KONU : İstanbul Valiliğinin 19 Mart 2025 tarihinde web sitesinde ve sosyal medya kanallarında yayınlamış olduğu “toplantı, gösteri ve basın açıklaması yasağı, metro istasyonlarının kapatılması ve yolların trafiğe kapatılmasına ilişkin hukuka aykırı kararı/idari işlemine ilişkin iptal davasıdır. 

 

AÇIKLAMALAR

 

Dava Konusu İşlem:

  1. Davalı [İstanbul] Valiliği tarafından, 19.03.2025 tarihinde “İl Basın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü Basın Açıklaması (2025-19)” ile il genelinde 19-23 Mart 2025 tarihleri arasında 4 gün süreyle her türlü toplantı, gösteri ve basın açıklaması yasaklanmış; ayrıca belirli metro istasyonları (M1A, M1B, M2 hatlarındaki istasyonlar) sefere kapatılmış ve belirtilen cadde/sokaklar araç trafiğine kapatılmıştır. Söz konusu karar, 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu’nun 11/C maddesi ile 2559 sayılı Polis Vazife ve Salâhiyet Kanunu’nun (PVSK) 15/H maddesine dayandırılmıştır.

Hukuka Aykırılık Nedenleri:

  1. Şekil Unsuru – Yanlış Yasal Dayanak:

Valilik kararında dayanak olarak gösterilen PVSK’nın 15/H maddesi mevcut değildir. PVSK’nın 15. maddesi, polisin görev ve yetkilerini genel hatlarıyla düzenler ve “H” bendi diye bir alt hüküm bulunmamaktadır. Bu durum, idari işlemin şekil unsuru açısından hukuka aykırı olduğunu açıkça ortaya koymaktadır. Yanlış bir yasal dayanağa atıf yapılması, işlemin hukuki temelini sakatlamaktadır.

b. Sebep Unsuru – Somut Tehlike Eksikliği:

Kararda, “kamu düzenini muhafaza etmek ve provokatif eylemlerin önüne geçmek” gerekçesi ileri sürülmüşse de, bu gerekçeler genel ve soyut ifadelerden ibarettir. Somut bir tehlike veya tehdit unsuru belirtilmemiş, yasaklama kararının gerekliliği delillerle ortaya konmamıştır. Anayasa Mahkemesi’nin benzer bir davada verdiği kararda (AYM, 2017/141, 26.07.2018), genel ve soyut gerekçelerle getirilen yasakların hukuka aykırı olduğu belirtilmiştir.

c. Konu ve Amaç Unsuru – Orantısızlık:

Karar, toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını (Anayasa Md. 34) tamamen ortadan kaldıracak şekilde 4 gün süreyle geniş bir yasak getirmiş; ayrıca metro istasyonlarının kapatılması ve yolların trafiğe kapanması gibi önlemlerle günlük yaşamı orantısız şekilde kısıtlamıştır. Danıştay 10. Dairesi’nin bir kararında (E. 2016/3921, K. 2019/2456, 15.04.2019), temel hakları orantısız kısıtlayan idari işlemlerin iptal edildiği görülmüştür. Bu karar, demokratik toplum düzeninde ölçülülük ilkesine aykırıdır.

d. Yetki Unsuru:

  1. 5442 sayılı Kanun’un 11/C maddesi valilere geniş yetkiler verse de, bu yetkinin kullanımı Anayasa ve 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu ile sınırlıdır. Valilik, bu sınırları aşarak keyfi bir yasaklama yoluna gitmiştir.

Menfaat İhlali:

  1. Davacı olarak, Anayasa’nın 34. maddesiyle güvence altına alınan toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkım ile seyahat özgürlüğüm (Anayasa Md. 23) bu karar nedeniyle ihlal edilmiştir. Kararın uygulanması, kişisel ve güncel menfaatlerime zarar vermektedir.

Yürütmenin Durdurulması Gerekçesi:

  1. Kararın uygulanması halinde, telafisi güç veya imkânsız zararlar doğacaktır. Metro istasyonlarının kapatılması günlük ulaşımımı engelleyecek, yolların trafiğe kapanması iş ve sosyal hayatımı sekteye uğratacaktır. Ayrıca, toplantı ve gösteri hakkımın 4 gün süreyle tamamen ortadan kalkması, demokratik haklarımın kullanılmasını imkânsız hale getirecektir. İYUK’un 27. maddesi uyarınca, işlemin açıkça hukuka aykırı olması ve telafisi güç zararların doğacak olması nedeniyle yürütmenin durdurulması zaruridir.

HUKUKİ DELİLLER:

  • İstanbul Valilğinin 19.03.2025 tarihli ve 2025-19 sayılı basın açıklaması
  • Anayasa Md. 34 ve Md. 23
  • AYM ve Danıştay emsal kararları 

SONUÇ VE İSTEM:

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

  1. Davalı İstanbul Valiliği’nin 19.03.2025 tarihli ve 2025-19 sayılı kararının iptaline,
  2. İşlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararlar doğacağından, karşı tarafın savunması alınmadan yürütmenin durdurulmasına,
  3. Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı idare üzerine bırakılmasına karar verilmesini saygılarımla talep ederim.

Tarih: 

Davacı: 

İmza:

EKLER:

  1. Valilik Basın Açıklaması (2025-19)
  2. Kimlik fotokopisi
  3. Varsa ilgili belgeler (örneğin, karardan etkilendiğinizi gösteren kanıtlar)

 

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *