0

İŞÇİLİK ALACAKLARI DAVALARI NASIL AÇILIR

İş sözleşmesine bağlı olarak çalışan müvekkil adaylarımızın merak ettiği konular arasında işçilik alacaklarına ilişkin davanın nasıl açıldığı ve takip edildiği hangi aşamalardan geçtiği yer almaktadır. Yeni almış olduğumuz iş davası üzerinden anlatmak gerekir:

 

Müvekkilimiz çalışmış olduğu olduğu iş yerinin işçilik alacaklarının ödemedikleri nedeniyle “haklı fesih” ihtarnamesi göndermek suretiyle İş Kanunu 24/I-e hükmü gereği iş sözleşmesini haklı olarak feshetmiştir. Klima montaj personeli olan müvekkil iş sözleşmesini haklı olarak feshetmesi nedeniyle İş Kanunu 24/1 maddesi gereği bildirim süresini beklemeksizin iş ilişkisini feshetme hakkı İş Kanunu 17.maddesi gereği belirlenmiş olan bildirimlere uyma zorunluluğu bulunmamaktadır.

İkinci aşamada müvekkil işçi işçilik alacaklarının tahsili için arabulucuya başvuru yapmıştır. Arabuluculuk 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu 3.maddesi gereği dava şartı olarak kabul edilmiştir. Anlaşmaya varılmaması nedeniyle Çarşanbalı Hukuk Bürosuna başvurmuştur.

Çarşanbalı Hukuk Bürosu avukatlarının müvekkilin evraklarını incelemesi ile arabulucuya başvururken müvekkilimizin karşı taraf isimlerini hatalı yaptığı tespit edilmiştir. Bundan dolayı büromuzda ortak girişim şeklinde hakaret eden davalı şirketlerinin her ikisinin ayrı tüzel kişiliği olduğundan hem ortak girişim adını hem de iki şirketin adını yazarak yeniden arabuluculuk başvurusu yapılmıştır. Arabuluculuk başvurusu aşağıdaki gibi Uyap üzerinden yapılmaktadır.

 

 

Arabulucu tarafından her iki taraf da toplantıya davet edilmekte ve bu süreç genellikle iki hafta içinde sona ermektedir. Toplantılar genelde online olarak yapılmaktadır. Bu arabuluculuk süreci de karşı taraf şirketlerin anlaşma teklifini kabul etmemesi üzerine olumsuz sonuçlanmıştır.

 

Mevcut aşamada müvekkil adına iş mahkemesinde açılmak üzere dava dilekçesi hazırlanmış olup dilekçe örneği aşağıdaki gibidir:

 


İSTANBUL İŞ MAHKEMESİNE

 

DAVACI :

VEKİLİ : AV.ŞAHİN ÇARŞANBALI (İst.Barosu-41587)
Cevizli Mah. Ulubey Sk. No.4/A Nursanlar-1 Plaza D.51 Kartal İstanbul
Tel. 0536 027 0595

DAVALI : …..Adi Ortaklığına İzafeten

1)……TAAH. VE TİC. A.Ş.

2)Y……TAAH. SAN. VE TİC. A.Ş.

DAVA KONUSU : İş sözleşmesinin müvekkilce haklı nedenle fesih edilmesi sebebiyle

AÇIKLAMALAR :

7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu madde 3 gereği dava şartı olan zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucu talebinde bulunulmuş fakat arabuluculuk çalışmaları 2021/.. – 2021/.. sayılı tutanakla anlaşmazlıkla sonuçlanmıştır. (Ekli)

Müvekkil…… …. tarihinden fesih tarihine kadar davalı … Adi Ortaklığında…… olarak görev yapmaktadır. Müvekkil, 4A sigortalı olarak 4857 sayılı Kanun kapsamında çalışmıştır.

SGK kayıtlarında davacı müvekkil … Adi Ortaklığında çalıştığı gözükmektedir. Ancak adi şirketin tüzel kişiliği olmaması sebebiyle dava …. Adi Ortaklığına İzafeten ,….TAAH. VE TİC. A.Ş. ve YAPI VE YAPI İNŞAAT TAAH. SAN. VE TİC. A.Ş.’ye karşı ikame edilmiştir.

Müvekkil, davalı işverene ait iş yerinde çalışmaya başlamasından iş akdinin feshine kadar haftanın 6 günü, 08:00-18:00 saatleri arasında çalışmıştır. Söz konusu çalışma süreleri içinde 1 saatlik dinlenme molası kullanmaktadır.

Müvekkil tarafından iş sözleşmesi, Kadıköy 32. Noterliğinin .2021 tarih,….Yevmiye numaralı ihtarnamesi ile işçi fazla çalışma vesair haklarının işverence ödenmemesi sebebiyle haklı nedenle feshedilmiştir.

Ancak davalı işveren tarafından kasten kanuna aykırı edilerek gerçek durumu yansıtmayacak şekilde davacı müvekkilin işten ayrılma sebebi xxx kodu ile istifa olarak SGK’ya bildirilmiştir.

A) İŞ AKDİ SÜRECİNDE MÜVEKKİLİN İŞÇİ ALACAKLARI ÖDENMEMİŞTİR.

Müvekkil işveren…… Adi Ortaklığında çalıştığı dönem (fesihten önce) boyunca aşağıda ayrıntılı olarak değineceğimiz üzere fazla çalışma ücreti ve Ulusal Bayram ve Genel Tatil ücreti müvekkile ödenmemiştir. Feshin sebebi de bu alacakların işveren tarafından ödenmemesidir.

Fazla Çalışma Ücreti

Müvekkil, davalı işverene ait iş yerinde çalışmaya başlamasından iş akdinin feshine kadar haftanın 6 günü, 08:00-18:00 saatleri arasında çalışmıştır. Söz konusu çalışma süreleri içinde 1 saatlik dinlenme molası kullanmaktadır. Dolayısıyla günde 9 saat fiili çalışma ile haftalık 45 saat olan yasal çalışma süresi gözetildiğinde haftalık 54 saatlik çalışma süresi ile her hafta 9 saat fazla çalışması olduğu görülmektedir. Ancak davacının Söz konusu adi ortaklık bünyesinden çalışması süresi boyunca fazla çalışma ücretleri ödenmemiştir.

Söz konusu fazla çalışmaları neticesinde hakkettiği fazla çalışma ücreti ödenmeyen müvekkil defalarca talep etmiş olmasına rağmen herhangi bir netice alamamıştır. Pandemi şartları ve ekonomik sıkıntılar sebebiyle fesih tarihine kadar çalışmak zorunda kalmıştır.

Fazla çalışma tanıkların beyanları ile kanıtlanacaktır. Ayrıca işveren tarafından ….. yüz okuma ve kayıt sistemi ile giriş çıkış saatleri kaydedilmektedir. Fazla çalışma süresi bu sistem kayıtları aracılığı ve tanıkların beyanları ile açığa çıkacaktır.

UBGT

Müvekkil, işveren adi şirketin iş yerinde çalıştığı müddet boyunca resmi ve dini tatillerde çalıştırılmış ancak bunun karşılığı olan ücreti alamamıştır. İşçilerin Ulusal Bayram ve Genel Tatil günlerinde çalıştırılıp, ertesi gün ya da başka bir zaman izin verilmesi yasal değildir. Asıl olan çalışmaları karşılığı yasanın öngördüğü zamlı ücreti ödemektir.

Yargıtay Dokuzuncu Hukuk Dairesine göre de “İş Kanunu’nda fiili izin müessesesi yalnızca fazla çalışma için öngörülmüş olup çalışılan hafta ve genel tatil karşılığı izinle telafi edilemez (Yarg.9.HD.25.06.2018 T., E.2018/5764, K.2018/13666). İşçilerin hafta ve genel tatil yapmayarak çalışmaları halinde, hafta tatilinde her gün için 1,5 kat, genel tatillerde ise, 1 kat fazla günlük ücret ödenir.

Müvekkil çalışma dönemi boyunca ulusal bayram ve genel tatillerde çalışmış ve bunun karşılığında UBGT çalışma ücreti işverence ödenmemiştir.

B) İŞ SÖZLEŞMESİ MÜVEKKİLCE HAKLI NEDENLE FESİH EDİLMİŞTİR.

Yukarıda belirtmiş olduğumuz iş akdi süresi içinde işçi alacaklarının ödenmediğini ifade ettik. Mevzuubahis feshin müvekkilce yapılan feshin haklı olduğu açıktır. Şöyleki;

İşçinin iş sözleşmesini, ücretlerin ödenmemesi nedeniyle feshetmiş olup 4857 sayılı İş Kanununun 24. maddesine göre, “ücretin kanun hükümleri veya sözleşme şartlarına uygun olarak hesap edilmemesi veya ödenmemesinin” işçi yönünden haklı fesih sebebi olduğu ifade edilmiştir.

Yargı kararlarında ücretin geniş işçinin ödenmeyen fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, ikramiye gibi tüm alacaklarının geniş anlamda ücret içinde değerlendirildirileceği ifade edilmektedir. Aşağıda ki yargı kararlarında da fazla çalışma ücretinin ödenememesi haklı fesih sebebi sayılacağı ifade edilmiştir.

“Somut olayda davacının fazla çalışma ücretinin ödenmediği dosya kapsamından açıkça anlaşılmakta olup, işçinin iş sözleşmesini haklı sebeple feshettiği kabul edilmelidir. Mahkemece, davacının kıdem tazminatı talebinin kabulü gerekirken hatalı hukuki değerlendirme yapılarak talebin reddine karar verilmesi yerinde değildir. Temyiz edilen kararın açıklanan sebeplerle bozulması gerekmiştir.”
( Yargıtay 9. HD Esas: 2021/1432 Karar: 2021/5322 K.T.: 02/03/2021)

Huzurdaki davada da müvekkil davalı şirkette çalıştığı süre müddetçe haftalık çalışma süresinin çok üzerinde çalışmış olup bunun karşılığı olan fazla çalışma ücretini alamamış aynı zamanda iş akdi süreci boyunca ulusal bayram ve genel tatil alacakları da davacıya ödenmemiştir. Bu bakımdan hem kanuni düzenleme hem de Yargıtay’ın istikrarlı uygulaması gözetildiğinde iş sözleşmesinin müvekkilce haklı nedenle fesih edildiğinin kabulü zorunludur.

C) FESHE BAĞLI OLAN ÖDENMEYEN İŞÇİ ALACAKLARI

Yıllık İzin Ücreti

Müvekkil davalı işverenlerin yanında yaklaşık… yıl çalışmış olup sadece ..gün yıllık izin kullanmıştır. İş sözleşmesi sona erdikten sonra bakiye yıllık izin alacağının maddi karşılığının ödenmesi gerekirken işverence herhangi bir ödeme yapılmamıştır.

Kıdem Tazminatı
Müvekkil davalı işverenin işyerinde yaklaşık…yıl çalışmıştır. Davacı müvekkil işçi alacaklarının ödenmemesi sebebiyle iş akdini haklı nedenle feshetmiştir. Dolayısıyla davacının kıdem tazminatını ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır. Ancak işveren tarafından işçinin kıdem tazminatı ödenmemiştir.

DELİLLER :
Karşı tarafın delillerine karşı delil sunma hakkımız saklı kalmak üzere;
-Özlük dosyası (Celp edilecek)
-Tanık
-Bilirkişi incelemesi
-Sair yasal delil.
-Müvekkilce davalıya gönderilen iş sözleşmesinin feshi ihtarı (Ekli)

NETİCE VE TALEP: Yukarıda arz ve izah edilen nedenler dahilinde; Davamızın kabulü ile,

1)Usul ve yasaya aykırılık teşkil eden haksız fesih işlemi ile birlikte muaccel hale gelen işçilik alacaklarından, fazlaya ilişkin talep ve haklarımız saklı kalmak kaydı ile şimdilik,

-Fesih tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile 50 TL kıdem tazminatı (kısmi alacak),
-Temerrüt tarihinden itibaren işleyecek kanuni faizi ile 50 TL yıllık izin ücreti (kısmi alacak),
-Temerrüt tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile 50 TL fazla mesai alacağı (belirsiz alacak),
-Temerrüt tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faizi ile 50 TL ulusal bayram ve genel tatil ücret alacağı (belirsiz alacak),

2)Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ederiz. xx/12/2021

DAVACI VEKİLİ
AV.ŞAHİN ÇARŞANBALI

 

EKLER:
-Müvekkilce davalıya gönderilen iş sözleşmesinin feshi ihtarı
-Müvekkile davalı tarafça gönderilen ihtar cevabı
-Arabuluculuk Son Oturum Tutanağı
-Vekaletname


 

İşçilik alacaklarında isteğimiz alacak kalemlerine bakıldığında kıdem tazminatı yönünden halen hükümleri devam eden 1475 sayılı İş Kanunu 14.maddesine göre kıdem tazminatı, 4857 sayılı İş Kanunu 59.maddesine göre yıllık izin, 4857 sayılı İş Kanunu 44.maddesine göre ulusal bayram ve tatil ücreti talep etmiş bulunmaktayız.

İş davalarında görevli mahkeme 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu gereği iş mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6.maddeye göre davalı şirketlerden birinin bulunduğu yerdeki iş mahkemesidir.

Dava dilekçesinde de görüleceği üzere dava konusu değer düşük miktarlar üzerinden açılmaktadır. Bunun sebebi alacak kalemlerinin ispatı ve bilirkişi raporunun dosyaya dava sonuna doğru girmesi nedeniyle karşı vekalet ücretinin ödenmemesi (veya daha düşük ödenmesi) ve fazladan harç ödememektir. Bilirkişi raporu dosyaya girdikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu 176 vd.maddelerine göre miktar yönünden ıslah başvurusu yapmaktayız.

 

Yine bu bağlamda bazı alacak kalemlerini kısmi alacak bazı alacak kalemlerini ise belirsiz alacak olarak belirtmekteyiz. Bunların tespitini yaparken Yargıtay kararları önümüzde ışık olmaktadır.  Kıdem tazminatı belirsiz alacak, yıllık izin ücreti kısmi alacak, fazla mesai ücreti alacağı belirsiz alacak, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacağı ise belirsiz olarak açılmaktadır. Alacak kalemlerinin kısmi alacak olması halinde hesaplamalar ıslah öncesi belirtilen küçük miktar ve ıslah sonrasındaki bilirkişi raporuna dayalı olarak belirttiğimiz miktar ayrı ayrı hesaplanmaktadır. Yine kısmi alacakta zamanaşımının kesilmesi dilekçede belirtilen miktar kadar geçerlidir. Aynı şekilde faiz yönünden de ayrı ayrı hesap yapılmaktadır. Belirsiz alacak talebi ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 107.maddesine göre yapılmakta olup faiz ve zamanaşımı bilirkişi raporuyla artırılan miktarın tamamı için (ihtar yok ise) dava tarihi itibariyle zamanaşımı ve faiz hesabı yapılmaktadır.

Dava dilekçesindeki 200 TL için mahkemeye ödenecek ilk masraflar şöyledir : 

 

452 TL masrafı dava başında yatırıyoruz.

 

Dava sürecinde ise sonradan ödenen harçlarla birlikte ortalama 1500 TL (davanın miktarına göre) harcama yapılmaktadır. Adli yardım koşulları varsa barolara başvurarak kendilerine avukat isteyebilecekleri gibi adli yardım talebini dilekçesinde belirterek masrafların mahkeme tarafından karşılanmasını talep edebilecektir. 21.12.2021

ÇARŞANBALI HUKUK BÜROSU 

AV.ŞAHİN ÇARŞANBALI

 

 

 

 

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *