0

ALACAK TAHSİLATINDA BORÇLUNUN ALACAKLARINA HACİZ

İcra İflas Kanununun çeşitli hükümleri alacaklarımızın takibi bakımından haciz işlemlerinin nasıl ve hangi yöntemlere göre yapılacağı düzenlemektedir. Bu yazımızda borçlunun başkalarından olan alacakları için hangi yollar izlenmesi gerektiği üzerinde duracağız. Avukatlık uygulamasında avukatların belli alanlarda uzman seviyesinde bilgili olduğu ve genellikle bu davalara bakmalarının kendileri ve müvekkilleri açısından faydalı olacağına hep vurgu yapıyoruz. Değişen mevzuat ve hukuk açısından takibi mümkün olmadığı için her işe bakılmasını tavsiye etmiyoruz. Türk hukuk sisteminde avukatlar için uzmanlık şeklinde uygulamanın en kısa sürede uygulamaya geçirilmesi ve bunun tescili için gerekli yasal zeminin hazırlanması gereklidir.

 

Fakat icra iflas hukuku her avukatın bilmesi gerekli olan alandır. Mahkemelerde aldığımız kararların icrası ve tahsili için bu alandan azami derecede faydalanma gereği duymaktayız. Tabi ki icra iflas hukuku içerisinde çok teknik bilgi gerektiren işler bulunmaktadır. Fakat uzmanlık alanları farklı olsa da tüm avukatlar için icra iflas hukuku bilgisi uzmanlık derecesine yakın düzeyde bilinmesi gereklidir. Alacağın tahsil edilemediği durumlarda avukatların da ücretlerini almaları zorlaşacaktır. Zira alacak davalarındaki avukat-müvekkil anlaşmaları genellikle tahsilat üzerinden olmaktadır. (Bu uygulama bilgisidir. Elbetteki tahsilattan bağımsız anlaşmalar yapılabilir)

Kesinleşme sonrasında borçlunun haczi yapılabilecek bir malvarlığının olmaması halinde kanunda çare var mı ona bakmak gerekir. Bu durumda ilk akla gelen madde İcra İflas Kanununun 89.maddesidir.

 

İcra İflas Kanunu 89.madde

Alacaklar ve üçüncü şahıs elinde haczedilen mallar hakkında:

Hamiline ait olmıyan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmıyan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödiyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir (Haciz ihbarnamesi).

 

İİK 106/2 maddesine göre borçlunun üçüncü kişilerdeki alacağı taşınır hükmündedir.

Borçlunun alacakları kanun hükmü gereği taşınır hükmünde olduğuna göre İİK 85.maddesini dikkate almamız gerekir.

Madde 85 – (Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) Borçlunun kendi yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır mallariyle taşınmazlarından ve alacak ve haklarından alacaklının ana, faiz ve masraflar da dahil olmak üzere bütün alacaklarına yetecek miktarı haczolunur.

Borçlunun 3.şahıslardaki alacaklarının tahsili taşınır gibi paraya çevirme prosedürüne tabi değildir. İİK.nun 120/2 maddesine göre borçlunun 3.kişideki hak ve alacaklarının haczinde icra müdürlüğünden yetki alınarak ilgili dosyaların tahsili mümkündür.

Alacakların satışı mümkün olmadığından İİK 120/2 maddesi gereği yetki alınması kastedilmektedir. Bu şekilde borçlunun yerine geçme imkanına kavuşulacaktır. Taşınır haczinin İİK 110.maddesi gereği düşmemesi için haciz koyduğumuz alacak dosyalarının takibi ve tahsili için İİK 120/2 maddesi gereği icra müdürlüğünden yetki almamız gerekir. (Bkz 12. HD. 20.10.2015 T. 12762 E. 25154 K.) (1)

Yargıtay 6 aylık süre konusunda farklı görüşler ortaya koysa da tedbiren 6 içinde yetki belgesini talep edip ilgili dosyaya taraf olmak gerektiğini düşünüyoruz. Bu da alacağın tahsilatını hızlandıran bir husustur.

Bu noktada şu an avukatların uyap ekranında alacaklının alacaklı olduğu icra dosyalarına haciz koyma imkanı verilmiştir. Bu paneli kullanırken 5 kere hak tanınması hakkı zedeleyici niteliktedir. Bu nedenle birden çok sorgu yapma imkanın tanınması gereklidir.

 

Bu görüşümüzün dayanağı İİK 78.maddedir:

Ödeme emrindeki müddet geçtikten ve borçlu itiraz etmiş ise itirazı kaldırıldıktan sonra mal beyanını beklemeksizin alacaklı haciz konmasını isteyebilir. (Ek cümle:6/12/2018-7155/11 md.) Ancak, alacaklı dilerse haciz talebinde bulunmaksızın Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden, bu sisteme entegre bilişim sistemleri vasıtasıyla borçlunun mal, hak veya alacağı olup olmadığını sorgulayabilir. Sorgulama sonunda sistem mal, hak veya alacağın mahiyeti ve detayı hakkında bilgi veremez; sadece mal, hak veya alacağın genel olarak olup olmadığı konusunda bilgi verebilir. Borçlunun mal, hak veya alacağının varlığının tespiti hâlinde Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden de haciz talep edilebilir.

 

Görüldüğü üzere bu hususta kanunda bir sınırlama mevcut değildir. Birden çok konuda sorgulama yaptığımızda engelle karşılaşmaktayız.

 

Sonuç olarak icra dosyalarında alacaklı taraf olarak borçlunun alacaklı olduğu dosyaların sorgulanması ve bu dosyaların takibi için icra müdürlüğünden yetki alınması işlemlerinin yapılması hususu atlanmamalıdır.

 

 


DİLEKÇE ÖRNEĞİ (Örnek olarak verilmiştir. Her olay kendi içinde özel olduğundan avukat desteği almanızı öneriyorum)

BAKIRKÖY 2. İCRA MÜDÜRLÜĞÜ’NE

 

 DOSYA NO          :

ALACAKLI            :

BORÇLU:

KONU                  : Dosya Alacağına Haciz Talebi

Müdürlüğünüzün yukarıda sayısını verdiğimiz icra takip dosyasında borçlunun alacaklı olduğu icra dosyalarının tespit edilerek bu dosyaların üzerine haciz konulmasını ve dosyaya gelecek ödemelerin dosyamıza gönderilmesi, dosya alacaklısı olan borçluya ödeme yapılmaması için ilgili dosyada borçlu olan taraf ve vekiline muhtıra gönderilmesini talep ederiz.

ALACAKLI VEKİLİ

 

 

 

 

KAYNAKLAR

 

(1) Av.Koray Avcı İstanbul Barosu Dergisi, jürix.com.tr

İcra İflas Kanunu (mevzuat.gov.tr)

 

 

 

 

Bir cevap yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *